müntehir bir denizkızının karalama defteri

yalnizlikmasalcisi:

  • Birazdan güneş, usulca süzülecek gökyüzünde, yukarıya doğru.

ben uyumadım henüz. 
sense kimbilir hangi diyarlara koşuyorsun uzandığın yerde. seni bütün gece izleyebilirdim, izin verseydin, başında bekleyip nefesini dinlerdim sen uyuyuncaya kadar.  kahve tenine denizin kokusu karışmıştır eminim, ve saçlarında tuz. bütün gün sonsuz maviliklere dalıyorsun, kimbilir aklında neler var. kimbilir kimi özlüyorsun, kimi düşünüyorsun, acaba, hayallerinde ne renk kuşlar var?

seni, odandaki bi dolap ya da giydiğin bi tişört olmayı isteyecek kadar çok seviyorum. sana dokunmam, seninle konuşmam şart değil, yeter ki yanında olsam. hep. hep yanında olsam, izlesem seni. tek istediğimdir sanırım her sabah uyandığımda seni görmek ve her defasında bıkmadan seni düşünmek.

bi dolap olsam ya da bi kuş ya da bi böcek, yanına gelsem, yanında kalsam izlesem,  en ufak hareketine kadar, izlesem, belki doyar ruhum sana. oysa o kadar susuzum ki çatlıyor dudaklarım yokluğuna. çatlıyor. öpsem geçecek biliyorum, bi öpsem hepsi geçecek, ama geçmiyor işte.

ellerim küçük. ellerin uzun. avuçlarında boğulmayı isterdi parmaklarım. ve bi ahtapot gibi sarılmak sana soğuk sularda. sarılmak sekiz kuvvetle. bırakmamasına. 

ben sana şimdi bunları yazarken, belki sen uyuyosun. belki sen de uyuyamadın. bilmiyorum ki. bilmiyorum işte, şimdi nerdesin, nasılsın, bilmiyorum, işte bu yüzden bi dolap olmayı bile istiyorum her gün görüp de geçtiğin. tahmin bile edemiyorsundur sabahın köründe sana yazılar yazacak kadar aşık zavallı bi kıza sahip olduğunu.

o kız, yalnız. senin yüzünden. sen onu değersiz bi taş gibi uçurumdan aşağı atarken, çoktan taşlaşmıştı kırılan kalbi. düşerken hiç kızmadı sana, hiç nefret etmedi senden. biliyordu işte bi şekilde mühürlemişti kendini sana, aptal bi büyücü gibi. ne yaparsan yap kızamazdı ki sana, gülümseyişin ona her çarptığında unutuverirdi her şeyi. o kız, yalnız. senin yüzünden. hiçbir insan evladı benzemiyordu sana, ufacık bile benzemiyordu işte, seni başkalarında ararken farketti kız bunu, yapayalnız tuğlalar dikti etrafına.

senden başka kimseyi istemiyordu.

yıldızlar siliniyor gökyüzünün rengi açılıyor gitgide ve güneş adını fısıldayarak kalkıyor yerinden. sen irkiliyorsun uykunun ortalarında bi yerde, çünkü sana seslendiğimi duydun bilinçsizce. duydun. aramızdaki bu tarifsiz bağ yüzünden. ne aşk bu bağın adı ne nefret. belki ikisi birden, ama yetmiyor senin ve benim aynı anda hissettiklerimize. ruh eşi? sence ruhumuz mu birbirine bağlı olan?


birazdan uyanacaksın. hafifçe esnerken titreyecek uzun, siyah, gür kirpiklerin. aklına geleceğim belki bi kaç saniyeliğine, sonra silineceksin. silineceğiz. hafızan beni istemiyor hiç, benimkisi de senden nefret ediyor. birazdan, uyanacaksın ve ben uyurken belki sen hissedersin güneşin yükselişini.

çünkü birazdan güneş, usulca süzülecek gökyüzünde, yukarıya doğru.
ben “günaydın" diyeceğim rüzgara,
o saçlarından geçerken dökecek sevgimi dudaklarına.

sen farketmeyeceksin. 

benim kalbim bazen mavi oluyor, sanırım.

a message from Anonim


bana film önerebilir misin bu aralar biraz üzgün olduğum için daha neşeli (komik de olabilir) filmler izlemek istiyorum ama tıkandım film bulamıyorum bi el atsan

buradan alayım

(öneri diye etiketlediğim her şey)

Mutlaka izlenmesi gereken filmler-1:

50/50 - Şansa Bak

sigara içmeyen, alkol kullanmayan ve hatta ölüm riski var diye araba bile kullanmayan bir adam. 
ve başına gelenlerin trajikomik, düşündürücü hikayesi. 

açıkcası bi adam bu film için “depresyonuma iyi geldi” demişti ve o yüzden izlemiştim. pişman olmadım. hem de Joseph Gordon-Levitt başrolde.
yaşamın değerini bir kez daha anlamak isteyenlere…

a message from Anonim


bir yerde okumuştum ama hangi şiirdi hatırlamıyorum anonime verdiğin cevabı görünce aklıma geldi ''hiçbir makyaj çirkinleştirmez seni'' gibi bir şeydi :) olduğun gibi mükemmel olduğunu biliyorum denizkızı

ağlatcağnız mı beni… :’)
tişikkirlir

a message from Anonim


çok makyaj yapar mısın? hangi makyaj malzemelerini kullanıyorsun?

hiç yapmam. 19 yaşındayım ama sadece rimel sürüyorum. dışarıda 15 yaşında teyzeler var neredeyse makyaj kutusuna batmışlar.

bak, şey dicem.

insanların “makyajdan yüzleri görünmüyor.”

o nedenle ne kadar çirkin olsam da makyaj yapmıyorum.
çünkü kendimi kandırmıyorum.

sadece rimel ve parlacı bazen- o da azıcık modern ve bakımlı görüneyim diye. 

a message from Anonim


yazmaya başladın blog tuttun peki bu insanlara nasıl ulaştın nasıl "ben burdayım" diyebildin

"insanlara ulaşmak" fikri hiç canlanmadı aklıma.

sadece günlüğümü tuttum buraya, sadece yazmak istediğimi yazdım, sadece paylaşmak istediğimi paylaştım. insanlar kendiliğinden geldi.

iyi bir blogger olursanız şirinleri görebilirsiniz

spoken-not-written:

THIS IS THE GREATEST THING I HAVE EVER SEEN IN MY ENTIRE LIFE

(Kaynak: oestranhomundodek, ruinedchildhood gönderdi)

küçük dokunuşlar en güzeli.

küçük dokunuşlar en güzeli.

(titanyumbeyazi gönderdi)

(Kaynak: llunchmeat, katelouisepowell gönderdi)

(Kaynak: mmalama, danger gönderdi)

(Kaynak: grett, danger gönderdi)

bizim eve de yaptırsak

bizim eve de yaptırsak

(Kaynak: lightningwars, danger gönderdi)